Beste’nin Ağzından Profesör Jang Keun Suk

12391376_1503303273304634_4539066261937651886_n

Suk içeri girdiğinde çok ciddi ve karizmatik görünüyordu.. Arkasından sırayla menajeri Gunsama, annesi, teyzesi, anneannesi ve geriye kalan menajer ve Tree J çalışanları girdi. Hepsi sessizce oturdu, komik olan Gunsama bana uzun uzun baktı gülümseyerek. Tabii bütün gözler çaktırmadan Suk’a gidiyordu o da hoca dersi anlatmayı sürdürürken telefonuna baktı, su içti öksürdü falan… Çekindiğimden fazla bakmamaya çalıştım. Neyse ders anlatma sırası ona geldiği zaman Suk hocanın yanında hafif çekingen bir tavırla uykulu bir yüz ifadesi ile bekledi.. Sonra hoca yerine oturdu ve Suk’un gergin halinin yerini rahat bir tavır aldı hemen. Gülerek, ‘Nereden başlasak? Soru cevapla başlayalım.’ Öğrencinin birine; ‘Bu dersi neden alıyorsun?’  diye sorarak başladı, gerçek bir profesör havasında. Sonra, ‘Bu gün benden ne öğrenmek istersiniz?’ diye sordu Cinli Eel arkadaşım cevapladı; ‘Hayatına dair.’ Suk da hayatını anlatarak konuya girdi. Onu iyi tanıdığım için anlattığı şeylerin çoğunu daha önce duymuştum ama onun ağzından dinleyince “aa gerçekten de öyleymiş” diye düşündüm. Bir yandan aynı masada sohbet etmek gibiydi, diğer yandan da ders anlatan bir hocayı dinlemek gibi. Suk 7 yasindayken babasının birden işini kaybetmesi ve annesine tekrar evlenmesini söylediğini anlattı… İlginç olan şeyin 7 yasına kadarki hayatını hatırlamadığını söylemesiydi. Yani bu hatıralar tamamen kaybolmuş onun aklında. Sonrasında Seoul’e geldiklerinden, ailesine katkıda bulunmak için iç çamaşırı kataloglarında poz vermesinden bahsetti, babasının taksi şoförlüğü yaparken annesinin bulaşıkçılık yaptığını daha öne duymuş olsam da onun ağzından duymak tekrar gözlerimin dolmasına neden oldu. Yeni Zellanda’da okuduğu zamanları anlattı, Suk’un Yeni Zellanda’da okuduğunu duyanlar “aa tabi parası bol okumuştur diye düşünüyormuş” Fakat Yeni Zellanda’da okula başlamasının sebebi annesinin iş vizesi alabilmesiymiş. Suk da Yeni Zellanda’dayken Japon arkadaşlar edinmiş ve Japoncasını orada ilerletmiş. Para kazanıp Seoul’de Jamsil’de apartman almalarının nasıl mucize olduğunu, Seoul’de apartman sahibi olmanın çok buyuk bir şey olduğunu anlattı. Sonra You are Beautiful’un cekilmesinden sonra Japonya’dan Jang Keun Suk’u şarkıcı yapmak istiyoruz diye teklif geldiğini, debut yaptığı ve Japonya’da bir Numara olduğu zaman büyük depremin olması olayını anlattı. O zaman da Japon kız arkadaşı varmış bu arada, depremden sonra Japonya’daki aktiviteleri için endişelenmek yerine depremde hayatlarını yitirenler için çok üzüldüğünü anlattı. Her gün uyandığı zaman ilk yaptığı şeyin Naver’da kendi ismini aramak olduğunu, ve ismini bulduğunda çıkan ilk üç kelimenin parayla ilgili olmasına üzüldüğünü söyledi. Çünkü aslında paranın önemi olmadığını, paranın da hayatımızın da geçici olduğundan bahsetti. İnsanların gereksiz yere bu tür şeylere çok önem verdiğinden yakındı. Para sadece hayatta iken kullanacağımız bir şey, marka arabanın ya da marka giysilerin bir önemi yok hatta bugün giydiğim gömlek bile Uniqlo’dan, diye konuştu. Bize Steve Jobs mu yoksa Bill Gates’i mi tercih ettiğimizi, Apple mi Microsoft’u mu tercih ettiğimizi sordu. Çoğu ögrenci Apple diye cevap verdi. ‘Bill Gates ve Steve Jobs’ın farkını biliyor musunuz ?’ diye sordu. Steve Jobs’in yardımseverlik anlayışını daha çok beğendiğini anlattı. Hayatta beklentili olmamanın ne kadar önemli olduğunu anlattı, baskaşından beklentimiz ne kadar azsa hayal kırıklığına uğrama olasılığının da o kadar az olduğuna inandiğindan bahsetti. Bu arada ikimiz arasında da bir konuşma geçti ne anlatmamı beklerdiniz bilmiyorum ama açıkcasiı dün hic hazırlanamadım diye… Ben de “sorun degil” diye cevap verdim gülerek. Suk da bana kaşlarını kaldırarak gülümsedi “Ne demek istedin” der gibi. Sorun degil diye tekrarladım. Nereden geldiğimi sorduğunda ‘Türkiye’ diye cevap verdim. ” Ahh Türkiye! Benim Türk bir arkadaşım var.” dedi, ama ismini yanlış telaffuz etti ben tekrar tekrar sorunca da “tamam öyle kalıversin” diyişi çok sempatikti ve herkesi kahkahaya boğdu.. Sonra Suk yanıma gelip “Kore ne kadar da havalı bir ülke oldu, eskiden beri gelişmiş ülkeler tarafından hor görülen bizim ülkemiz.. Almanya gibi Avrupa ülkelerine maden ya da inşaatta .alışmaya giden bizim halkımızdı… Tam tersine bugün Avrupa ülkesinden Türkiye insanı bizim dersimizi dinlemeye geldi! Alkış rica ediyorum!” dedi ve tüm sınıfta alkış koptu… Suk yardımseverlik ve philantrophyden ve bu konuyla ilgili kisişel tecrübelerinden biraz daha bahsederek dersini başarıyla sona erdirdi. Fotograf cekmek icin biraz zaman verecegini söyledi ve önce hocamızla resim çekildi, sonra benim şahsen tanımadığım bir adama imza vererek resim çekildi, bazı öğrenciler selca çekilmek istese de çok fazla insan olduğu için grup resmi çekilmeye karar verdik. Suk hocaya ve diğerlerine veda ederek sınıftan ayrıldı. Hepimizin unutamayacağı bir gündü gerçekten ^^ Bu arada Suk onun yanına gelip Konnichiwa Keun-jang denmesine biraz darılıyormuş, ‘Benim adım Jang Keun Suk! Diyerek bir bakıma ülkesini ne kadar sevdiğini, ona sadece Japonya’da popüler denmesine de bir cevap vermiş oldu böylece. Bize bahsettiği bir başka anısı da, Japonya’da makkeoli’yi tanıtabilmek için sokakta Japon vatandaşlarına dağitması, ve onların da “Bunu bana veren kişi gerçrkten JKS, reklamda oynayanın ta kendisi mi?” diye şasırması, bu sayede makkeoli içeceğinin Japonya’da şatışlarının artmasıydı. “Gerçekten Kore kültürünü yurt dışında tanıtmaya çalışan Jang Keun Suk’un değerini herkes anlayabiliyor mu acaba?” diye düşünmeme de sebep olan bir sohbetti bugünkü.

https://www.facebook.com/besteseouldiary/?ref=ts&fref=ts

Reklamlar

One thought on “Beste’nin Ağzından Profesör Jang Keun Suk

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s